Lezbiyen fotoğrafçı Paola Peredes eşcinsellerin "tedavi altına alındığı" bir tesise gizlice gitti. Eşcinsellerin üzerinde yaşanan dehşeti belgelemek için harekete geçen Peredes, bu klinikte 'tedavi' görenlerin insanlık dışı yaşama maruz kaldıklarını, bazılarının tedavi amacıyla tecavüz kurbanı olduklarını belirtti.
Kendisi de eşcinsel olan 31 yaşındaki Ekvatorlu fotoğrafçı Paola Peredes, eşcinsellerin tedavi gördüğü bir kliniğe gizlice girdi. Eşcinsel insanların üzerinde yaşanan dehşeti kanıtlamak için hareket eden Peredes, tedavi gören eşcinsellerin, insanlık dışı yaşama maruz kaldıklarını, bazılarının tedavi amacıyla tecavüz kurbanı olduklarını tespit etti.
Tüm fotoğraflarda kendisi poz vermeyi tercih eden Peredes, eski hastalara psikolojik zorluk yaşatmak istemediği için, tedavinin odak noktası olarak kendini kullanmayı tercih etti. Böyle kliniklerin varlığını 2013 yılında bir arkadaşından öğrenen fotoğrafçı, cinselliğini giderek keşfetmeye başlayınca, kliniklere dayalı bir fotoğraf çalışması yapmaya kendini mecbur hissetti.
Kıyafetinin içine mikrofon takarak hastalarla konuşan fotoğrafçı, ailesinin eşcinsel oluşunu kabul ettiğini, etmeseydi hayatının nasıl bir hale gelebileceğini hayal ettikten sonra böyle bir işe giriştiğini söyledi.
Klinikte tedavi görenler psikolojik travma ve fiziksel dayaklara ek olarak sözde iyileştirici güç olarak görülen tecavüze de uğruyorlar. Hastaların günlük hayatı tuvalet fırçalama, dayak yeme, iğrenç yiyecek yemek ve dini temelli cez
Hastalar ‘feminize’ edilme çabasıyla makyaj yapmak, etek ve yüksek topuklu ayakkabı giymek zorunda bırakılarak, dişileştirmeye çalışılıyor. Hastalar yoğun olarak izlenir ve nadiren yalnızdırlar. Günlük bir duş için yalnızca yedi dakika yalnızlık yaşıyorlar. Bir protesto şekli olarak yemek yemeyi reddedenlere, zorla kahve, tuvalet suyu karışımı veriliyor.
1997 yılından bu yana eşcinsellik Ekvator’da yasal kabul ediliyor. Ancak bu kliniklerden 200’den fazlası çalışmaya devam ediyor.
Hastalar ‘feminize’ edilme çabasıyla makyaj yapmak, etek ve yüksek topuklu ayakkabı giymek zorunda bırakılarak, dişileştirmeye çalışılıyor. Hastalar yoğun olarak izlenir ve nadiren yalnızdırlar. Günlük bir duş için yalnızca yedi dakika yalnızlık yaşıyorlar. Bir protesto şekli olarak yemek yemeyi reddedenlere, zorla kahve, tuvalet suyu karışımı veriliyor.
1997 yılından bu yana eşcinsellik Ekvator’da yasal kabul ediliyor. Ancak bu kliniklerden 200’den fazlası çalışmaya devam ediyor.